Sizler için market alışverişi yaparken dikkat etmeniz gereken temel noktaları derledik.

 

Gerekenleri Alın

Alışveriş tavsiyeleri söz konusu olduğunda, hemen hemen her yerde karşınıza çıkan ilk madde liste yapmak olacaktır. Ancak baştan savma oluşturulmuş bir alışveriş listesi aslında pek de işinize yaramaz. Ayrıca hayatınızın diğer alanlarında liste yapan bir insan değilseniz, alışveriş listeniz de tüm ihtiyaçlarınızı yansıtmayacaktır. Bunun yerine size, alışveriş listesi yapmayı son ana bırakmamanızı öneriyoruz. Örneğin buzdolabınıza asacağınız veya telefona kaydedeceğiniz bir listeyi, marketten döndüğünüz andan itibaren güncellemeye başlayabilirsiniz. Böylece bir dahaki markete gidişinizde gerçek bir ihtiyaç listeniz olacaktır. Alternatif bir yaklaşım olarak, neye ihtiyacınız olduğunu yazmak yerine elinizde bulunanları yazacağınız bir “stok listesi” hazırlayabilirsiniz. Böylece markette gezerken gereksiz bir şey almaz, ancak yeniliklere de açık olursunuz. Özellikle “şok indirim” reyonlarından yararlanmak istiyorsanız, stok listesi oluşturmak daha avantajlı olacaktır.

İnternetten Kopmayın

Günümüzde bilinçli alışverişin en önemli araçlarından biri de internet. Cep telefonunuza yükleyeceğiniz bir barkod tarama ve fiyat karşılaştırma uygulaması ile neyin gerçekten indirimde olduğunu anlayabilirsiniz. Ayrıca satın alacağınız ürünün Ekşi Sözlük veya Şikayetvar gibi sitelerdeki yorumlarını da okumaya çalışın. Böylece bir sürprizle karşılaşma ihtimaliniz azalacaktır.

Alışveriş esnasında internet kullanımının size sağlayacağı faydalardan biri de, gıda katkı maddelerine dikkat edebilmek olacaktır. Her ne kadar temel gıda katkıları hakkında önceden okuma yapmanız mümkün olsa da, sektörün sürekli yenilediği ürün içeriklerine hakim olmanız mümkün değildir. Alacağınız ürünün içindekiler kısmında yazılı olan maddeleri tek tek internette aratarak klinik deney sonuçlarına kadar varan detaylı bilgilere anında erişebilirsiniz.

Taze İyidir, Ama Her Canlı Taze Değildir

Yaşlı bir kadının “canlı bunlar canlı” diye bağıran balıkçıya “balıkların taze mi?” diye sorduktan sonra “abla taze tabii ki, canlı diyorum daha ne olsun” cevabını alması üzerine “ben de canlıyım ama taze değilim” dediği fıkrayı mutlaka duymuşsunuzdur. Bu fıkradaki gerçeklik payını yabana atmayın. Özellikle sebze-meyve reyonundaki ürünlerin canlı ve parlak renkli oluşlarına aldırmayın. Bu ürünlerin gözünüze hoş görünmeleri için özel gübre katkılarından reyonda sprey sulamaya, farklı spektrumlu ışıklardan bayatlama önleyici gazlara birçok değişik yöntem kullanılabilmektedir. Alışveriş esnasında kapsamlı bir kimyasal analiz yapmanız da mümkün olmadığından, yanıltılması nispeten daha zor olan damak tadınıza güvenmeniz gerekecektir. Biz yine de çok emin olmadığınız bir marketten sebze meyve alışverişi yapmak yerine semt pazarlarını tercih etmenizi öneriyoruz. Ancak semt pazarlarının da giderek endüstriyelleştiğini, çiftçi sandığınız insanların aslında şehrin otuz farklı noktasındaki pazarlarda tezgahları açılan büyük bir şirketin maaşlı çalışanları olabileceklerini unutmayın. Özellikle metropoller için artık “gerçek” semt pazarı bulmak ciddi bir mesele haline geldi.

Taze ürün bulmanın bu kadar zorlaştığı bir ortamda sağlıklı beslenmek istiyorsanız, biraz eskiye dönüş yapmaktan çekinmeyin. Annelerimizin kullandığı kuru sebze ve meyvelere bir şans verin. Patlıcandan domatese, mantardan armuta birçok ürünün kurusunu internet sayesinde direkt olarak üreticiden alabilirsiniz. Bu tür ürünlerin geleneksel yöntemlerle kurutulmuş olanlarını özellikle de köylünün kendisinden (veya kooperatiften) almak için Sahibinden veya Gittigidiyor gibi alışveriş sitelerinde biraz vakit geçirmeniz gerekebilir. Ancak bir kere alışveriş yaptıktan sonra düzenli müşteri olacağınıza emin olabilirsiniz.

Yasal Düzenlemelere Uygunluğu Kontrol Edin

Karkas halindeki etlerin üzerinde damga bulunması, kırmızı et ve beyaz et için ayrı ekipman kullanılması, buzdolabı sıcaklıklarının görünür olması, ambalaj üzerinde işletme kayıt numarasının bulunması gibi koşullar aslında yasal düzenlemeler gereği zorunludur. Ancak birçok tüketici büyük marketlerin bu kurallara uyacağından emin olarak hata yapmaktadır. Büyük marketlerde özellikle hafta sonları yaşanan kalabalık, bu kuralların “esnetilmesi” için zemin oluşturmaktadır.

Satın aldığınız ürünlerin SKT’lerini de mutlaka kontrol edin. Özellikle süt ve yoğurt raflarında son kullanım tarihi yaklaşan ürünlerin daha önlere dizilmesine tüm tüketiciler alıştığından, bazı marketler ters psikoloji yaparak taze ürünü ön sıralara koyabiliyorlar. Böylece arka sıralara uzanarak “uyanıklık” yaptığını zanneden tüketici, aslında tam da marketin hemen satmak istediği son kullanma tarihi yaklaşmış ürünü alıyor.

Bartın'dan Haberin Olsun!

Bartın'da olup biten her şeyden; güncel haberlerden, etkinliklerden, yeni sinema filmlerinden ilk senin haberin olsun istiyorsan mail bültenimize abone olabilirsin!

Sende bir yorum yaz :

Please enter your comment!
Please enter your name here